ÇOCUKLARDA TEKNOLOJİ TEHLİKESİ

Günümüzde anne babaların en çok düşündükleri, belki de karar verme konusunda en zorlandıkları konulardan biridir; çocuklarının teknoloji kullanımıyla ilgili olan durumu…

Anne babaların içinden çıkamadıkları bu durum bazen nesil çatışması boyutlarını aşıp istenilmeyen boyutlara kadar ulaşabiliyor. Anne babalar genel itibariyle çocuklarının teknoloji ile olan bağlarının koparılması noktasında yasaklamayı en kolay ve etkili çözüm olarak görmekteler. Aslında konunun pedagojik yönü kadar sosyolojik ve psikolojik yönü de karar vermeyi zorlaştıracak verileri içeriyor. Gelin isterseniz olayı bu yönleriyle birlikte ele alarak duruma bir çözüm bulmaya çalışalım.

Öncelikle burada ifade edeceğim düşünceler 15 yıllık eğitimcilik tecrübelerim, 12 yıllık babalık tecrübelerim sonucunda kazandığım düşüncelerin bir yansıması olduğunun bilinmesini, olayın sosyolojik ve psikolojik yanına yorum yaparken de haddimi bilip uzmanlık alanım olmayan konularda ahkam kesme hadsizliğine düşmemeye çalışacağımı belirteyim.

İşin sosyolojik yanına bir öğretmen ve bir baba olarak bakınca; Hazreti Ali (r.a.) efendimiz, ebeveynlere ne tavsiye ediyor; Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin buyuruyor…. Bunun için çocuklarımızı  teknolojiden uzak tutmaya çalışmak yerine onlara teknolojiyi bilinçli kullanmanın yollarını göstermeli, onun eğitimini vermeliyiz. Çünkü yaşam geliştikçe çocuklarımızın yaşam içinde karşılaşacakları teknoloji de bir o kadar gelişiyor. Bu nedenle çocuklarımızı yetiştirirken yaşayacakları zamanın standardına göre eğitim vermeli ve bu konuda onları yaşayacakları çağa hazırlamalıyız.Evet, bizim de meseleye aynen bu şekilde yaklaşmamız lazım. Çocuklarımızla torunlarımızla ve gelecek kuşakla iletişimde en önemli sıkıntının bu olduğuna inanıyorum. Onların ruh dünyasına giremezsek, onlara ulaşamayız. Evlatlarımızla empati kuramazsak onlarla ortak bir dil geliştiremezsek, sorunlarının çözümü için doğru yöntemler de bulamayız. Bunun için çocuklarımızı beyhude yere teknolojiden uzak tutmaya çalışmak yerine onlara teknolojiyi bilinçli kullanmanın yollarını göstermeli, onun eğitimini vermeliyiz.

Durumun psikolojik yanına baktığımızda ise teknolojinin kontrol edilemeyen sonsuzluğu çocuklarımızı bir çok tehlike ile karşı karşıya bırakmaktadır. Küçük yaşlarda gerçek-sanal ayrımının yapılamamasının doğuracağı zorluklar. İlerleyen yıllarda sanal alemin çirkinlikleri, tehlikeleri ve sanal zorbalığa varan durumlarla karşılaşabiliyor olmaları gibi tehlikelerde çocuklarımızın gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Hatta bu durumlar bazen istenmeyen teknoloji bağımlılığı gibi durumları da ortaya çıkarabiliyor.Teknolojik alanda yeni nesil araçların hızlı gelişmesi ve yaygınlaşmasının beklenmedik olumsuz sonuçları da beraberinde getirdiğini belirten Yeşilay uzmanları, özellikle gelişmiş ülkelerde yapılan araştırmaların teknoloji bağımlılığı oranlarının genç nüfusu ve halk sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını ve çok önemli sosyal ve bireysel sorunlara yol açtığını gözler önüne serdiğini kaydediyor. Bu tür bilgilerin varlığı da ailelerin çocuklarının teknolojiyi kullanmalarını yasaklamalarına neden olabiliyor.

Aslında hem sosyolojik veriler hem de psikolojik veriler bize açıkça kontrolsüz kullanımın doğuracağı sonuçları işaret ediyor. Bu nedenle çoğu psikolog çocuklarınızı 13 yaşına kadar teknolojiden uzak tutmayı tavsiye ediyor. Bu tavsiyenin de kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Aslında kontrolü sağlanabiliyorsa çocukların teknolojiyi kullanmalarının onların faydalarına olacağını düşünüyorum. Hele de çocuklarımızın istediklerine ulaşma konusunda çağın ve ülkemizin gerekleri gereği çok zorlanmamaları da yasaklamayı imkansız kılıyor. Yasaklamanız durumunda kontrol daha da önem kazanıyor. Çünkü sizin yasakladığınıza başka yerden ulaşma ihtimali kullanımdaki tehlikeyi daha da artırıyor. Halbuki ihtiyacı olduğu kadar kullanımı ebeveynlerinin kontrolünde sağlayan bir çocuğun tehlikeli bir durumla karşılaşma riskini azaltıyor. Hele de elinden cep telefonu ve tableti düşürmeyen anne babaların  çocuklarına teknolojinin kullanımında riskler olduğu bu nedenle kullanmaması gerektiği yönündeki söylemleri etkisini kaybediyor.

Bu yazıyı yazma sebebim aslında sosyal medyada dolaşırken bilmem ne ülkesindeki öğretmenlerin hala kara tahta kullanıyor olmalarının ve o ülkedeki bir çok zengin çocuğunun hala kara tahtada eğitim aldırıyor olmasının o ülkenin başarısındaki önemli kriterlerden biri olduğunun anlatıldığı bir yazıdır. Eğitimsel açıdan baktığımızda ise aslında teknoloji kullanımı çocuklarımızın bir çok bilgiye ulaşabilmelerinin sağlaması açısından faydalıdır. Hatta ülkemizin eğitim sisteminin en önemli ayaklarından biri olan sınavlar için hazırlanmış bir çok iste üzerinden destek alabilmesi, konu anlatım videoları ile tekrar yapabilme şansına sahip olması da sanırım onların önemli bir şansıdır. Öğrencilerimle her sene kullandığım whatsapp soru sistemi ise öğrencilerimin çok fazla faydasını gördükleri bir sistem oluyor. Bir öğrenci çözemediği soruyu sınıf gurubuna atıp çözümünü soruyor. Gerek ben gerekse diğer öğrenciler bu sorunun çözümünü bulup paylaşıyor. Ya da iş bana kalırsa ben çözümü guruba atıyorum. hem sorunla karşılaşan öğrenci çözüme ulaşıp takılıp kalmıyor. Hem de diğer öğrenciler çözümü öğrenerek kazanım elde ediyorlar. Bunun gibi bir çok platform kazanımlar sunuyor. Ama kontrolü sağlamak önemli çünkü; teknolojinin sınırı yok farklı mecralara sapmamak gerekir.

Neticede çocuklarımızın bizi yormasından kurtulmak için ellerine bilgisayar tablet vs. vermek yerine onları kontrollü bir şekilde teknolojinin olumlu yönlerini kullanmayı öğretmeyi denemeliyiz. Ama aklımızdan çıkarmamalıyız ki; kontrolsüz güç güç değildir.

 

Not: Bu yazı sanırım daha uzayıp gidecek. Devamı yakında… diyelim

Beğendiyseniz Tıklayın ve Paylaşın
0